Serdar Koç (M. LorisLemur M.)

-II-
Oturmuşuz (…) meyhaneye, sokağın kıyısına. Yağmurlar yağıyor yitik ömrümüze ve
gözyaşımıza. Gecenin çisiltisi siniyor yağmurlu duldalıklara. Yağmurlar yağıyor, gecenin
yağmuru, som düşlerimize. Kendimle sohbetten usandım.
Doğmuş olmanın telafisi yoktur. Yaşam çürümeye mahkûm.
Cennet cefadır insan olana, cehennemse yüzleşme yeri. Kendi/leşme.
Boşluğa tutunarak yaşar insan bir hiçtir. Yok artık, terk ettik. Tükettik.
Döne yana, tekrar be tekrar, O. Okuduğum(uz) hayat bilgisi…
Armağandır aşk değer bilene. Varlığımızın hazzı. Sözcüklerin derinliği.
Aşk sınırsız bir arzulama hali, sözcüklerin onuru şiir ise…
Bu yüzden arzunun imgesi aşk, hayallerin öznesi sevgili…
Meyhaneden bir kovuğun içinde, başı dumanlı, sarhoş ve şehla. Aşk arsız, şiir edepsiz.
Terk eden için sessizliktir aşk, terk edilen için isyan duygusu…
Ah! Koşarak uzaklaşıyor çocukluğum, eski evin oradan, elmalıklara doğru…
Birlikte koşuşturduğum arkadaşlarım, ah! Yapayalnızım, Yeşilırmak boyu…
Aradan nasıl da çekiliverdi ömrüm.
Ömrüm…
Kayıp albümlerden savrulmuş solgun fotoğraflar kadar hüzünlü.
Sabahlar büyük umutlarla başlar, akşam kan revan içinde bitebilir öykü.
Eninde sonunda giysilerimizden soyunacağız, ebedi çıplaklığa doğru. Edebi…
Bomboş. Uçurumdan uçuruma atlayarak. Naipler konseyi, şiirin. Şu’arâ.
Kötülüğün yeniden ve yeniden örgütlendiği. Dünya cehennemi.
Yüzyıllardır insanı ezen ahlakınız, geleneğiniz sizin olsun. Bütün kurallarınızdan
özgürleşeceğiz. Biz. Meczupların sığınakları yoktur, o yüzden sokaklarda yaşarlar.
Sözcüklerin fahişesidir şair. Özgürlüğün yetimliğine boyun eğen.
Dünya hapishanesinden ancak ölümüz çıkar, barbarlık kapısından geçerek dini politiklerin.
Mezarlıklarda açan çiçekler gibiyiz. Hakikatsiz, hayal meyal.
Büyüdükçe küçülen fani bedenlerimiz. Bize yük. Bizi hep içine çeken ve bizden hep
uzaklaşan. Anlamsızlığın idrakidir insan. Kırılmalar toplamı.
Kendi kendinin varlık nedeni. Hakikat. Yokluğun nedeni. Hiçliğin kalbi.
Yaklaştıkça uzaklaşan. Umuda ihtiyaç duymayan bir vakte ulaştığında insan. Anıları terk et,
geleceği bekle. Yanılsamayı.
Sonsuz bir alacakaranlığın şimdisi aydınlık sanılsa da, karanlığın biteviyeliği, sonsuzluk…
Bir yokuşu tırmandığımızı sanırken, aslında dibe indiğimizi…
Anladığımızda kıyametin bizatihi kendimiz olduğunu…
Biz hep akıntıya karşı kürek çekeceğiz;
Kollarımız kopsa da…
Mutsuzluktan yorgun düştü yürek. Kendiyle muhabbet ten…
Çiçeğe yağan kar ağacın kederi, meyveye teyellenmiş dalları üşür de…
Tenime ten giydiren gülümsemen, ziyan olur gider…
Göğsünde uyuyakalırım hep, her sevişme sonrası. Suskunluğun söylevi.
Miraçtaki yalvaç gibi; aşkın sevânih hallerini…